Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Şubat 2012

la sentenza

e sul mio petto ancora vivo
piombò la parola di pietra.
non fa nulla, vi ero pronta,
in qualche modo ne verrò a capo.

oggi ho da fare molte cose:
occorre sino in fondo uccidere la memoria,
occorre che l’anima impietrisca,
occorre imparare di nuovo a vivere.

se no… oltre la finestra
l’ardente fremito dell’estate, come una festa.
da tempo lo presentivo:
un giorno radioso e la casa deserta.

***

ve o kurşun gibi söz düştü
henüz yaşamakta olan göğsümün üstüne.
olsun varsın. hazırdım.
iyisini de kötüsünü de göreceğiz.

bugün, yapacak çok işim var;
belleğimi sonuna dek öldürmeliyim,
ruhun bir taş gibi olması gerek,
yeniden yaşamak, bunu öğrenmem gerek.

yoksa… yazın sıcak uğultusu
bir bayram gibi penceremin ardında.
nicedir duyuyordum, nicedir
bu aydınlık günü, bu bomboş evimi.

(*)  anna achmatova, traduzione di: ?
(**)  anna ahmatova, “yaban balı özgürlük kokar”, dokuzuncu bölüm: “ilahi”, s. 69, traduzione di/çev: günes acar, ada yayınları, 1985.

Read Full Post »

la porta socchiusa

la porta è socchiusa,
dolce respiro dei tigli…
sul tavolo, dimenticati,
un frustino ed un guanto.

giallo cerchio del lume…
tendo l’orecchio ai fruscii.
perché sei andato via?
non comprendo…

luminoso e lieto
domani sarà il mattino.
questa vita è stupenda,
sii dunque saggio, cuore.

tu sei prostrato, batti
più sordo, più a rilento…
sai, ho letto
che le anime sono immortali.

***

kapı yarı aralık
ıhlamurların kokusu…
bir eldiven, bir kırbaç
unutulmuş, bir masanın üzerinde

gaz lambasının sarı aylası
ortalığı dinliyorum.
niçin çekip gittin?
anlayamıyorum…

yarın sabah
günlük güneşlik olacak
ne güzel bu yaşam,
uslu dur yüreğim.

çok bitkinsin,
yavaş yavaş atıyorsun, boğuk
biliyor musun, bir yerde okudum
ölümsüzmüş ruhlarımız.

(*)  anna achmatova, traduzione di: ?
(**)  anna ahmatova, “yaban balı özgürlük kokar”, birinci bölüm: “akşam”, s. 14, traduzione di/çev: günes acar, ada yayınları, 1985.

Read Full Post »