Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Kasım 2009

il ferito del burrone

ecco il burrone… un burrone qualche volta! cioè? quando sono corso attraverso i tuoi occhi… veramente ero più duro della pietra. ero ferito. ho perso molto sangue. questo è un segreto fra di noi. dormivo… era un giorno speciale per me. il burrone era vuoto. non si deve sul pavimento! ho chiamato l’ambulanza perché stavo male, stavo vecchio. parla a bassa voce per favore. portami da te. ho lasciato gli appunti sulla scrivania. ho raccolto tutti i miei versi rotti in un unico libro. sono in ritardo e inoltre c’è molto traffico. ero molto ordinato e studioso. ero davvero simpatico. sapevo almeno le quattro operazioni. ecco il burrone! è molto scuro: è notte. una notte bagnata e curiosa… devo andare subito. mi sono annoiata di queste solite conversazioni. vieni con me oppure vuoi restare qui? basta o non basta una risposta a una domanda? sono ferito. voglio dormire. voglio volare. voglio diventare semplice. voglio trasformarmi in un aquilone. devo andare via? questa domanda è così difficile come la precedente. ascolta, cuoricina mia! racconto una storia di un re. la storia è di un re cattivo e divertente. c’è vento. secondo me tra un po’ piove. non lo vedo più. sono molto stanco. il tempo passa. è passato la pioggia. soltanto tu mi capisci. ma però non mi senti. scrivi la data sulla cartolina. questo è un segreto fra dei nostri cuori stupidi. datemi qualcosa da bere! sto morendo. evviva, ecco l’abisso! ecco il re! una volta…

***

işte uçurum… bazı kereler bir uçurum! yani? gözlerinin içinden koştuğum zaman… doğrusunu söylemek gerekirse taştan daha serttim. yaralıydım. çok kan kaybettim. bu, aramızda bir sır. uyuyordum… benim için özel bir gündü. boştu uçurum. yerde uyumamalı! kendimi kötü, yaşlı hissettiğim için ambulans çağırdım. lütfen alçak sesle konuş. sana götür beni. notları yazı masasının üzerinde bıraktım. bir kitapta topladım bütün kırık mısralarımı. geç kaldım ve ayrıca trafik yoğun. çok tertipli ve çalışkandım. gerçekten de sevimliydim. en azından dört işlemi biliyordum. işte uçurum! hava çok karanlık: gece oldu. ıslak ve meraklı bir gece… hemen gitmeliyim. bu sıradan konuşmalar sıktı beni. benimle geliyor musun yoksa burada mı kalmak istiyorsun? bir soruya bir cevap yeter mi yetmez mi? yaralıyım. uyumak istiyorum. uçmak istiyorum. basitleşmek istiyorum. bir uçurtma olayım istiyorum. çekip gitmeli miyim? bu soru önceki kadar zor. dinle canımın içi! bir kralın hikâyesini anlatıyorum. hikâye kötü ve eğlenceli bir kralın hikâyesi. rüzgar var. bence birazdan yağmur yağacak. onu artık görmüyorum. çok yorgunum. zaman geçiyor. yağmur dindi. sadece sensin beni anlayan. ne var ki duymuyorsun beni. kartpostalın üstüne tarihi yaz. bu, aptal kalplerimiz arasında bir sır. içecek birşeyler verin bana! ölmekteyim. yaşasın, işte uçurum! işte kral! evvel zaman içinde…

Reklamlar

Read Full Post »